Akademik Renkler - Biyografi

Kültürler Atlası Mardin ve Cercis Murat Konağı

Ünlü Cercis Konağı Mardin, tarihi taş konakları ve nostaljik görünüşü, Türk, Kürt, Arap ve Ermeni kültürünü, çeşitli din ve inanışlara (Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Keldani, Süryani) sahip vatandaşlarımızı bir arada dostça barındırması ile zihnimizde yer etmiş Anadolu'muzun şirin şehirlerinden birisidir. Bu kültürel zenginliği ve tarihi dokusu nedeniyle Mardin, UNESCO tarafından "Müze Şehir" ilan edilen dünyadaki sayılı kentlerden biri olmuştur.

 

Farklı renkleri dostça barındıran ve çeşitlilik arz eden bir kültüre sahip olan Mardin, zengin birikime sahip olan birçok ünlü kişi de yetiştirmiştir. Bu ünlülerimizden birisi de ülkemizin bilim yaşamına büyük katkılarda bulunan Prof. Dr. Murat Dilmenerdir.

Dilmener ve ailesinin ismi Mardin ile adeta özdeşleşmiştir. Bunun en büyük nedeni ise Mardin'in sivil mimarisine damgasını vuran büyük mimar Lole'ün ölümsüz eserinin Dilmener ailesinin ismi ile anılmasıdır.

1956 - 1977 yılları arasında Prof. Dr. Dilmener ve ailesinin oturduğu ve halen Dilmener'in babasının ismi ile anılan Cercis (George) Murat Konağı, Mardin'in modern anlamda yeniden düzenlenerek turizme kazandırılmış en önemli işletmesine ev sahipliği yapmaktadır. Taş işlemelerinde 19 ncu yüzyılın geleneksel Hıristiyan motiflerinin görüldüğü konak, turizmci ve profesyonel turist rehberi Ebru Baybara tarafından yeni bir anlayış ile otantik değerleri korunarak, 8 Haziran 2001'de Mardin halkı ile yöreyi ziyarete gelen yerli ve yabancı konuklara tarihi Mardin Mutfağı'nın ürünlerinin sunulduğu bir mekân olarak hizmete sokulmuştur. Bu proje Ebru Baybara'ya Dünya Gazetesi'nin her yıl geleneksel olarak dağıttığı "Yılın Girişimci İşkadını" ödülünü getirmiştir.

Çok Yönlü Bir Tabip

Prof. Dr. Murat Dilmener, 1973 yılında mezun olduğu İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde uzun yıllar görev yaptıktan sonra 1999 yılında İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı görevine getirilmiştir. Halen aynı görevi sürdürmektedir.

Altısı yabancı dilde olmak üzere 81 makalesi ve üç kitabı vardır. İngilizce ve Arapça bilmektedir.

Dilmener, meslek yaşamında her zaman insanı ön planda tutmuş ve Hipokrat yeminine sadakat gösteren bir çizgi izlemiştir. 2006 yılında Maliye Bakanlığı tarafından açılan, bazı hastalara ücretsiz bakıldığına ve dolayısıyla vergi kaybına neden olunduğuna ilişkin soruşturma sırasında "Vatandaş öylesine mağdurdu ki, Hipokrat yemini gereği, uygun gördüklerimize ücretsiz bakım yaptık" demiştir. Dilmener'in sorumlu bir tabip olarak sergilediği bu yaklaşım, gazetelerimize Robin Hood tavrı olarak yansımıştır.

Bu ilkeleri sayesindedir ki Murat Dimener, toplumumuzun farklı kesimlerince sevilen biri olmayı başarmıştır. Bunun en belirgin yansımasına İstanbul Tabipler Odası seçimlerinde rastlıyoruz. Prof. Dr. Murat Dilmener 2004 yılında Ulusal Güçbirliği Grubu'nun onur kurulu adayı iken 2006'da bu guruba muhalif olan "Hekim Hakları Platformu" tarafından onur kuruluna aday gösterilebilmiştir.

Dilmener, birçok mesleki oluşum ve sivil toplum örgütünde de aktif olarak görev almıştır. İstanbul'daki Mardinliler Vakfı (MAREV)'in Kurucular Kurulu üyesi ve İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniği Yardım Derneği Başkanı olan Dilmener aynı zamanda "Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği" üyeliği de yapmaktadır.

Prof. Dilmener, bilimadamlığının yanı sıra Süryani cemaatinin de önde gelenlerindendir Genel Başkanlığı'nı Murat Karayalçın'ın yaptığı Sosyal Demokrat Halkçı Parti'nin Kurucular Kurulu üyesi olarak aktif siyasetin de içinde yer almış olan Prof. Dilmener, ülkemizde yüzlerce yıllık birikimleriyle varlıklarını sürdüren Süryani vatandaşlarımızın en büyük mabedi olan Deyrulzafaran Manastırı'nın Bakım Onarım ve Yaşatma Derneği'nde de disiplin kurulu üyeliği görevini yürütmektedir.

Özel yaşamında da renkli bir kişilik olan Dilmener, kendisine eş olarak, sonraki yıllarda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen Suriye'li Lale Hanım'ı seçmiştir. Murat - Lale Dilmener çiftinin evliliklerinden üç çocukları olmuştur.

Last Updated (Thursday, 22 October 2009 00:17)